Bir Tebessümdür Aşk
Akşam bütün karanlığıyla inmişti artık
şehrin dört bir yanına.Genç kız yorgun bir şekilde bırakmıştı kendini
yollara yorucu bir gündü onun için ve hayatı hep aynı şeyleri yapmakla
geçiyordu.Genç kızın adı Melisa idi.Melisa çok güzel ve bakımlı bir
kızdı.Göğsüne kadar olan saçları,kiraz dudakları ve yosun yeşili gözleri
ona ayrı bir hava katıyordu…
Melisa henüz 19 yaşında olmasına rağmen sorumlulukları yaşından büyüktü
o narin sırtında koca bir yük taşıyordu ve bunu severek
yapıyordu.Babasını bir trafik kazasında kaybetmiş,annesi ise o kazadan
iki bacağını kaybederek kurtulmuştu.Melisa çok geceler annesinin gizli
gizli ağladığını duyardı ve üzüntüden kahrolurdu annesinin bu
haline.Anne kız babalarının ölümünden sonra birbirlerine kenetlenmiş
adeta bir birlerine kol kanat olmuşlardı.
Melisa güzel ve alımlı bir kız olduğundan beğenen de çoktu görücülerin
biri gidip diğeri geliyordu fakat kız annesini düşünerek hiç birini
kabul etmiyor yaşını bahane ederek başından savmaya çalışıyordu….
Genç kız küçük yaşta koca bir kadın olmuştu arkadaş çevresi pek yoktu ev
kadınlarının düzenlediği günlerede gitmezdi.O hayatını annesine adamış
büyük bir kadındı…
Çalar saatin sesiyle aniden yatağından fırlayan melisa kafasını baş
ucundaki kitaplığa vurmuştu hafiften bir ah sesi duyuldu.Eli başında
pencereye yöneldi dışarıya baktığında ise gözlerine inanamadı her yer
bembeyazdı küçük bir çocuk oluvermişti yerinde duramıyor zıplıyordu
kafasının acısını bile hissetmiyordu.Aceleyle üstünü giydi annesine
kahvaltısını hazırladı ve uyandırmadan çıktı çünkü saat çok erkendi
kıyamadı uyandırmaya…
İçinde büyük bir mutlulukla yürümeye başladı aklında binbir munzurluk
vardı aslında ama o koca bir kadındı ve tekti.bu mutluluk hüzne dönüşü
verdi birden Melisa tekti kendine kızdı hiç tek olur muyum annem var o
benimle suradı asıldı ama o benimle aynı heyecanı çoşkuyu tadamıyor ki
kendi içinde çelişkiye düşmüş ve yüzündeki tebessümün yerini kocaman bir
hüzün kaplamıştı artık.Yol boyunca ben neler saçmalıyorum böyle bir daha
böyle şeyler düşünmek yok diye kendi kendini tembihliyordu.
İş yerine gelmişti artık sıkıcı bir gün daha onu bekliyordu merdivenleri
seke seke çıkarken önüne bakmıyordu başı öne eğikti sanki kendinden
utanıyordu.Birden arkasından biri ona bakar mısınız diye selendi:
-Melisa hanım siz misiniz
-evet benim
-Sizi gördüğüm iyi oldu
-Ben Mehmet burada çalışmaya yeni başladım ve bana yardım edebilecek tek
kişide sizmişsiniz
-Memnun oldum
Melisa nın canı çok sıkkındı ve çok konuşamadı Mehmet durumun
farkındaydı ve sıkmadı.
Melisa bir firmanın muhasebe departmanında çalışıyordu kendini öyle
güzel geliştirmişti ki herkes ona çok güveniyordu.Mehmet ona göre daha
deneyimli sayılacak bir yaşta olmasına rağmen patron melisaydı artık.
Mehmet uzun boylu kısa saçlı esmer çok yakışıklı olmasada sempatik bir
gençti.
Delikanlı çok sıcak kanlı olduğundan hemen kaynaştı Melisa ile ciddiyet
pek onun tarzı değildi.Melisanın günleri böyle hep aynı şeyleri yaparak
geçiyordu.Fakat aynı şeyler Mehmet için aynı şeyler geçerli değildi onun
içi kıpır kıpırdı Melisayı gördüğü ilk günden beri ona karşı bir şeyler
hissetmişti çünkü o çok güzeldi ve çok zeki biriydi.Onun bu halleri bir
erkeği etkilemeye yeterdi.Melisa daima herkesle arasında mesafe olan bir
kızdı ona yaklaşmak kolay değildi.Mehmet ise zor olanı başarmayı
istiyordu.Çok kolay olmasada bu olmuştu delikanlı cesaretini toplamıştı
ve ona karşı hissettiklerini kağıda dökmüştü yüzüne söylemeye
çekiniyordu.Yazdığı kağıdı faturaların arasına koymuştu melisa
faturaları bilgisayara geçerken onuda böylelikle görmüş olucaktı.Mehmet
bütün gün boyunca Melisanın yanına yaklaşmadı bu durum kızında dikkatini
çekmişti.
Kız faturaların arasında o kağıdı gördü ve ağır ağır okumaya
başladı.hafif bir tebessüm ve şaşkınlığın verdiği etkiyle ne yapacağını
bilemedi.Akşam iş çıkışı delikanlı kızdan bir ışık beklerken bir iyi
akşamlar dileği çıktı kızın ağzından ve önünden hiç bir şey olmamış gibi
geçip gitti.Delikanlı büyük bir umutsuzluk içinde evine doğru yol aldı.
Melisa ise büyük bir heyecanla adımlarını büyük büyük atıyor adeta
yerinde duramıyordu .Eve geldiğinde annesine kocaman bir öpücük
verdikten sonra odasına çekildi.Anneside şaşkındı kızı ilk defa bu kadar
mutluydu.Melisa başka diyarlardaydı sanki mektubu defalarca okuyordu ve
bende seni seviyorum diye içinden haykırıyordu.Gözlerinde iki damla
gözyaşı süzülüyordu hafiften bu ilkti onun için daha önce hiç böyle
olmamıştı.Annesi sorduğunda ise hiç diye geçiştiriyordu içindende sabah
olur mu acaba diye geçiriyordu.Kız bu sefer çalar saati kurmamıştı çünkü
bu gece uyumayacaktı kararlıydı uyuyamazdı ki.
Sabah Mehmet le karşılaştı ve küçük bir gülümsemeyle selamladı çocuk
buna bir anlama verememişti bütün gün konuşmadan öylesine çalışıyorlardı
ama ikisininde içi içine sığmıyordu.Akşam çıkışta Mehmet tamamen umudun
yitirmiş yürürken bir ses duydu.O ses melisa ya aitti.
-bakar mısınız
delikanlı büyük bir şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi susmaktan başka
-beraber yürüyebilir miyiz
-ta ta ta ta tabi
Melisayı bir gülme tutmuştu kahkahalarla gülüyordu melisa ilk defa böyle
gülüyordu
Delikanlıda olayın şokunu atlattıktan sonra ona eşlik etti.Çok sonra
ikisi de sustu.Mehmet durdu ve melisanın iki elini avuçlarına alarak
öptü yol boyunca hiç konuşmadan el ele yürüdüler.Kelimelerin yerini
duygular ve bedenlerinin sıcaklığı almıştı.
Çok mutluydular artık her gün buluşuyor bir birlerine yakın olmak için
fırsatlar yaratmaya çalışıyorlardı bu durum çalışanların da dikkatini
çekmişti ve hepsi onların bu hallerini görünce yüzlerinde görülen
tebessüm mutluluğun yansımasından başka bir şey değildi.
|